21 Mart 2012 Çarşamba

bana bir yol ver


Hepiniz mi labirentin içindesiniz  ?Kim bilir ne zamandır buradasınız .Göz göze geliyoruz çoğu kez,ayrı ayrı hikayeler anlatıyorsunuz.Birini dinliyorum sesi çok tiz biraz yüksek sesle konuşmasını istiyorum sesi daha bir kısık geliyor, vazgeçiyorum .Başka birine dönüyorum bağırıyor ,yırtıyor kendini biraz alçak sesle konuşmasını istiyorum dinlemiyor bile duvarlar yıkılacak sesinden susmuyor.Boyuna yürüyoruz ,yürüyorum ceplerimiz de akşamdan kalmış entrikalar ,dolambaçlı sözler,sahte bakışlar ara sıra çıkartıp yokluyoruz.Bir şeylere gıpta etmek geliyor içimden bakınıyorum öylece sonra labirentin aydınlanan yerine geliyoruz biri çıkıyor meydana ;kısacık bir boyu var cüce desem değil çocuk desem hiç değil sakalı var çünkü.Bir korku salıyor içime sanki konuşacak olsa leşimiz çıkacak gök delinecek, ateş yağacak üzerimize,ama olmuyor konuşmuyor sadece sağ eliyle işaretler yapıyor deli diyorum içimden yürümeye devam ediyoruz.Yürüyoruz ,yürüyorum bir bataklık önünde buluyorum kendimi.Yüzeyi insan suretine dönüşüyor her on saniyede bir değişiyor ne kadar tanıdık geliyor bu  yüzler diyorum.Bir süre orada kalıyorum, bir süre orada kalıyoruz çoğalıyoruz sonra azalıyoruz sadece bir süre diyorum zamanı yok ettik ya belki yıllarca kalmışım belki de kalmışızdır.
Labirentin içindeyim hala çıkmak ne mümkün benim gibi yüzlerce insan belki de milyonlarca ne kadar büyük burası .Yoruluyorum  sonra bir kapı hayal ediyorum masmavi deniz gibi kokan bir kapı .Garip oluyorum sanki var  gibi geliyor ama ben göremiyorum,hissediyorum içime ümitler serpiliyor avucuma alıyorum peri tozu gibi dağılıveriyor ve ben uyanıyorum.


susmak güzel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...