2 Eylül 2012 Pazar

zaman aşımına direnenler

Yıllar önce işe geç kalmamak için hızlı adımlar yürürken birden durakta  karşımda gördüm. Yine benden özür dilemek için gelmişti biliyorum. Oysa ne hatası vardı ki?.Hiç.
Düşünceli halini, çocuksu yüzünü, kahverengi deri montunu bir süre uzaktan izledim.Derin bir nefes alıp sabahın ayazında yüzümü yıkamaktan üşendiğim için gözümde  çapak olup olmadığımı işaret parmağımla kontrol ettim.Beni görmüştü umursamazlığımı da.Yolun karşısına geçtim ve yanına gelip "günaydın"dedikten sonra gülümsedim.Yine benimle otobüse binecek iş yerime kadar bana eşlik edecekti.Tuhaf biriydi ama hiç zaman beni rahatsız edecek türden değildi.Bunu neden yaptığını da  hiç sormadım.Belki de öğrenmek istemiyordum.Zaten çok az konuşan bir insandı.Bir süre sonrada onu hiç görmedim.
Aradan yıllar geçti şimdi.Neden ve niçin   bilmiyorum ama  bugün bir anda aklıma geldi..Galiba kaçırdığım onca olay hissetmediğim onca duygu bir düşünceye bürünüp yarım kalmışlığın acısını çiziyor beynimde.Ve ben yok saydıkça izi daha da derinleşiyor.Bakalım zaman bana derinlerde başka neyi gösterecek...


susmak güzel

1 yorum:

  1. Hayat fırtına gibidir , nereye savurduğunu anlayamayız,
    sevgiler suskun prensesim
    bebem:)))

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...