26 Ekim 2013 Cumartesi

gece notu / şizofrence

Dağınık olmayı , eşyalarımın orada ,burada dolanmasını seviyorum -aslında bir bakıma onları özgür bırakmak hoşuma gidiyor. Biliyorum ki onlar da benim gibi otoriteden, düzenden hoşlanmıyorlar. Mesela şu pembe hırkam; neden her gün o dolabın içine girmek zorunda? . Kim ister o karanlık ve korkutucu yerde olmayı.Tamam tek başına değil ,diğerleriyle beraber ; ama hiç konuşmuyorlar,hiç ama hiç gülmüyorlar.Çok soğuk , bir buz dağı kadar . Onları oradan çıkarmak zorundaydım dostum , onlara zulüm edemezdim. O yüzden bırakıyorum onları , sen bana hep kızıyorsun ? şu eşyalarına bir düzen ver diye ...yapamam , yapamam...
O yüzden çağırmayın beni evlerinize. Sizin tozu alınmış camekanların , sehpaların / çekmecelerinizde itina ile dizilmiş çamaşırlarınızın ,mutfak tezgahında bir dakika dahi kir içinde kalmasına izin vermediğiniz temiz tabağınızı ,bardağınız  görmek istemiyorum. Görmek istemiyorum hipolanmış lavabolarınızı , macun izlerinden, sabun artıklarından yoksun banyo aynasını. Bırakın işte çağırmayın beni , seslenmeyin , görmeyin beni.. göstermeyin bu katliamı ..


susmak güzel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...